Can

Mustafa Dermanlı – Can Yücel’in şiirlerinden sahneye uyarlanan ‘Can’ oyununu Kemal Kocatürk oynuyor. Aslında bir de yardımcısı var sahnede: Çok işlevsek kırmızı merdiven…

Çocukluğundan ölümüne, siyasi ve muhalif duruşundan iğneli diline kadar tüm detayları, Kandilli’den Datça’ya uzanan hikâyelerini, Ertuğrul Fırkateyni’nde dedesinin izine bakışını ve dahasını dün akşam sahnede yakalamk beni mest etti. Kırmızı merdivense bazen bir koltuk oldu, bazen bir ranza, bazen bir zindan korkuluğu bazen de yatak. Oyuna renk veren, derinlik katan ve hareketli bir sahne oluşmasına katkı sunan merdiveni ve bu fikri çok sevdim.

Kemal Kocatürk sahnede resmen bize Can Yücel’i yaşattı. Büründü. Sinirlendi, çocuklaştı, korktu, umutlandı. Ve sık sık terledi, alnındaki teri sildi. Bir dakika olsun sıkılmadım ve hep oyunun (aslında yaşamın) içindeydim. Müzikler yalın, arkadaki çizimler çok anlamlıydı. Sezonunn en iyi performanslarından birine tanık olduk. Keyifle Muammer Karaca’nın basamaklarını çıktık…

 Yaşasın tiyatro!