Sivas 93

sivasDün akşam Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde Sivas 93’ü izledik. Sağolsun Melih’in Kültür Kurdu ile paylaştığı indirim haberi sonrasında Berkler ailecek 4 kişi, Melih, Süha, Eser, Arzu, Nazlıhan, Nazlı’nın iş arkadaşı, ailesiyle birlikte 3 kişi Derya ve bir de ben olmak üzere 14 kişilik bir ekiple bu oyunu izledik. Daha kalabalık olmaktan ziyade, daha fazla insanın bu oyunu izlemesi gerektiğini açıkça söyleyebilirim. Bunun nedeni çok özel ve tiyatral bir sahne performansından öte Temmuz 93’ünde Sivas’ta olanları “unutmamak” adına bu çok önemli.

Tarihsel süreci saat saat, dakika dakika bize sunan belgesel oyunu sahnede icra eden 6 kişi vardı: Genco Erkal, Meral Çetinkaya, Yiğit Tuncay, Saliha Şirvan Akan, Cansu Fırıncı ve Cem Sürgit. Müzikler Fazıl Say’a aitti ve saygı duyarım ki bizi olayların içine çeken nedenlerden bir tanesi de müziklerdi.

Belgesel oyunun kurgusu zaman zaman gözlerimizin dolmasına sebep oldu. Aslında sahneye uyarlarken ya da kurgularken çok da zorlanmaya gerek yok. Zira birileri yakmak, öldürmek istiyor ve birileri de yaşamak! İşte buna şahit oluyorsunuz. Gözlerinizin dolmaması imkansız.

1993 yılında Sivas’taki Pir Sultan Abdal anmaları çerçevesinde kente gelen aydınlara 2 Temmuz tarihinde Madımak Öteli’nde neden, nasıl yakıldıklarını, katlediklerini gözümüzün içine sokan oyun. Vurucu ve etkileyici oyun. Süreç içerisinde devletin birimlerinin (polis, itfaiye, vali, yerel yönetim, asker) pozisyonlarını görmemiz açısından da ibretlik. Oyun esnasında da, olaylar sonucunda devlet erkanının açıklamaları sonrasında da insanın yumruğunu sıkası geliyor defalarca.

Kızgınlık, kırgınlık, umutsuzluk, utanma, nefret duyguları içinde çıktım ben salondan. Yumuşak bir havada girdiğimiz salondan çıkışta bir yağmur başlamıştı ki sormayın. İnsan diyor, o yağmur Sivas’ta o gün yağsaydı çil yavrusu gibi daığılıp evlerine dönerdi bu korkaklar!