Düğün Şarkısı

dugunsarkisi-19.04.2013Civan Canova’nın imzasını taşıyan ‘Düğün Şarkısı’ adlı oyunu Kültür Kurdu’ndan 20 arkadaşımızla birlikte izledik. Aslında planımız Michalengelo oyununu izlemekti. Fakat oyunculardan bir tanesinin trafik kazası geçirmesi sebebiyle bu oyun iptal olmuş, yerine Düğün Şarkısı oyunu konmuştu. Ekipçe itiraz etmedik ve tam kadro Devlet Tiyatroları Üsküdar Tekel Sahnesi’ndeki yerimizi aldık.

Ophelia’nın Achilleus’le düğün gecesini ve sonrasında yaşadıklarını özetleyen bir oyun Düğün Şarkısı. Otel odasında başlayan, geriye dönüşlerle izleyiciye yaşadıklarını anlatan Ophelia’nın ağzından izliyoruz oyunu. Sade bir dekor içerisinde iki kişilik bir yatak, komidin üzerinde çevirmeli bir telefon, ayaklı elbise askısı, giyinme kabini, içkilerin durduğu bir masa ve Achilleus’in damatlığının giydirildiği bir cansız manken.

Ophelia’nın hayal kırıklıklarına her ne kadar ilk bölümde ortak olamasak da ikinci yarım saat çok coşkulu, dokunaklı ve vurucu ilerliyor. Hele bir dans sahnesi vardı ki, alkışlamamak için kendimi zor tuttum. Zaman zaman ortaya çıkan ışık oyunları, dış sesler ve izleyiciyi kendinden alan müzikler ile oyunun içerisine girmemek mümkün değil. Ophelia’nın çaresiz durumu ve karşılıksız (aslında karşılıksız olmadığını oyun sonunda okunan mektuptan anlıyoruz) aşkını sahnede izlediğimde aklıma Cemal Süreya’nın ‘Biliyorum Sana Giden’ adlı şiiri geldi. Gerçi şiirdeki karşılıksız ve çaresiz olan kişi ilişkinin erkek tarafı idi ama hikâye ve anlatının işareti bende bunu yarattı.

Oyun tek perde, tek kişi ve 1 saat civarında sürüyor. Oyun sonunda tüm arkadaşlar oldukça mutluydular bu oyunu izledikleri için. Eminim birçoğumuz oyun sonunda kendimize sorduk, Ophelia’nın oyun boyunca sorduğu şeyi: “Ne yaptın Achilleus?”