Parkta Güzel Bir Gün

parktaKültür Kurdu olarak sezona Moda Sahnesi’nde “merhaba” dedik. 31 arkadaşımızın katılımıyla ilk oyunumuzu izledik.

Kendi kafamızda ve hayatımızda çizdiğimiz sınırları, otoriteyi, bürokrasi, kadın-erkek ilişkilerini ve anarşiyi irdeleyen “Parkta Güzel Bir Gün” komediyi ve zaman zaman trajikomediyi içinde barındıran bir oyun. Oyuncuların üçü de temposu yüksek oyuna ayak uyduruyorlar. Kısa bir süre önce Devlet Tiyatroları’nda da sahnelenen oyun izlediğim en iyi oyunlar arasında olmasa da keyifli vakte sebep oldu diyebilirim. Özlü sözü bol bir oyundu. Pek spoiler yapmayayım ama “Dürüst adamın kız arkadaşı olmaz” sözü bu gece aklımda en çok yer edeniydi. Ha bir de “benden çok güzel ördek olur” da cabası!

Biraz da konuya değinecek olursak…
Olivia ve Arthur parkta keyifle vakit geçirmektedir. Tam bankta romantik dakikalar yaşarlarken bir adam elindeki şeridi parkın, oturdukları bankın ve dolayısıyla ikilinin tam ortasından geçirir. Olivia ve Arthur şaşkınlıkla bu şeridin ne şeridi olduğunu sorduklarında “ülkenin bölündüğünü, yeni sınırın bu şeritle belirlenen sınır olduğunu” söyler görevli. Gülerler, ciddiye almazlar. Bir süre sonra şeridin diğer tarafında kalan Arthur sevgilisinin yanına geçmek istediğinde sınır görevlisi işin ciddiyetini ortaya koyar: “Sen artık başka bir ülkedesin ve bu tarafa geçemezsin!” İşte olaylar böyle başlar ve gelişir… Gerisi gideceklere kalsın.

Ekim ayı boyunca Moda Sahnesi’nde sergilecek Parkta Güzel Bir Gün oyununun yazarı Kieran Lynn, Yöneten Kemal Aydoğan, Oynayanlar ise Mert Fırat, Didem Balçın ve Volkan Yosunlu. Oyun tek perde ve 75 dakika.

Oyunun müziği olan “Charlie Winston – My life as a duck”ı ben çok beğendim. Yeniden dinlemek isterseniz buyrun…
 

Herkese bol tiyatrolu, aktiviteli günler…