O’na dair bir çok yeni şey var: ‘Abim Deniz’

denizCan Dündar’ın derlemesiyle yayımlanan ‘Abim Deniz’ kitabını yeni bitirdim. Deniz Gezmiş’in bugüne dek pek de ortaya çıkmayan ufak kardeşi Hamdi Gezmiş’in bunca sene bir kasada sakladığı fotoğraflar, mektuplar, kupürler, notlar ve dahası bu kitapta bir araya gelmiş.

Kitap Can Yayınları’ndan çıktı. Kitabın gelirinin bir kısmı ile Deniz Gezmiş Vakfı kurulacağı notu düşülmüş kitaba. Abim Deniz ismi ise hem Hamdi Gezmiş’in abisi olması sebebiyle, hem de yeni kuşakların “abi” olarak onu görmesiyle ilintili.

Deniz Gezmiş’in Beşiktaşlı olduğunu, sütlacı çok sevdiğini, çocukluk arkadaşı Aydın Çubukçu ile bir delilik yapıp Sivas – Kayseri arasını bisikletle gitmeye çalışıp lastik patlayınca nasıl geri döndüklerini, yabancı dilini geliştirmek için farklı ülkelerdeki yabancılarla yazışmalarını ve dahasını bu kitapta okuyunca oldukça etkilendim diyebilirim. Ben ki dağınık, yavaş okuyan, gazete ve dergileri kaçırmamaya özen gösteren bir adam olmama rağmen 480 sayfalık kitabı kısa sürede bitirdim.

Kitapta beni en çok etkileyen kısım ise en az 50 yıl önce Deniz’in Almanya’dan mektuplaştığı Gabriele’e Can Dündar, Hamdi Gezmiş ve Hamdi Gezmiş’in oğlu Can Gezmiş’in ulaşması ve O’na Deniz’i anlattıkları kısım oldu. Gabriele, Deniz’le yazıştıkları mektupları saklamamış, atmış. Ayrıca onların Almanya’ya gelmelerine de çok şaşırarak soruyor, “Ne olmuştu ki Deniz’e? Neden bu kadar önemliydi?”. Can Gezmiş ise espirili bir şekilde cevaplıyor: “Che Guevara ile mektuplaşıp sonra onları yırtıp attığınızı düşünün. İşte öyle bir şey…”

Bu arada Hamdi Gezmiş’in bu evrakları bunca yıl saklamasının sebebi günün birinde bir Deniz Gezmiş kitabı hazırlamak için. Fakat Can Dündar’ın geçtiğimiz yıllarda hazırladığı ‘Delikanlım’ belgeseli sonrasında Dündar’ı arayıp projeden bahsediyor. Ve onun bu kitabı çok daha iyi hazırlayacağına inancı olduğu için de kendisiyle birlikte bu projede oluyor.

Bu kitap kütüphanenizde olmalı. Elimdeki diğer Deniz Gezmiş kitaplarından çok farklı. Bir Deniz Gezmiş külliyatı demek hiç de yanlış olmaz!